Abdullah Öcalan PKK'ya "Silah bırakın" dedi mi?

DEM Parti İmralı heyeti, canlı yayında terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın mesajını 2 dilde okudu. Öcalan'ın çağrısının 3 sayfa olduğu belirtildi. Öcalan'ın mesajında, "PKK kendini feshetmeli, tüm gruplar silah bırakmalı. Tüm sorumluluğu alıyorum" dedi. Açıklama öncesinde terör örgütü lideri Öcalan'ın İmralı Adası'nda çekilen son fotoğrafı da paylaşıldı. Abdullah Öcalan PKK'ya "Silah bırakın" dedi mi?
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Pkk'nın silah bırakması ve tasfiye edilmesi çağrısıyla başlayan süreçte, DEM Parti heyeti Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı'ya gitti. Heyet ziyaret sonrası Öcalan'ın mesajını kamuoyuna aktarıyor. Abdullah Öcalan Pkk'ya "Silah bırakın" dedi mi?
METİN 3 SAYFA
Öcalan'ın çağrısını okuyacak heyet, alkışlar arasında salona girdi. Sırrı Süreyya Önder, metnin 3 sayfa olduğu açıklandı.
ÖCALAN'IN FOTOĞRAFI SALONDA GÖSTERİLDİ
Açıklama öncesinde görüşmede çekilen bir fotoğraf paylaşıldı. Fotoğrafta terör örgütü lideri Abdullah Öcalan da yer alıyor.
ÖNDER, SÖZLERİNE TEŞEKKÜR EDEREK BAŞLADI
Sözlerine teşekkürle başlayan Sırrı Süreyya Önder, "Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Özgür Özel ve ismini sayamadığımız tüm kadrolara teşekkür ediyoruz." dedi.
Önder sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu ülkenin bütün evlatları askeri polisi ayırt etmeksizin bu anlamsız kaotik süreçte hayatını kaybeden bütün gençlerimizi ayırt etmeksizin bütün gençlerimizi saygıyla anıyoruz. O annelere evlat olacağız. Bir daha böyle günler görmemeyi diliyoruz bunun sözünü veriyoruz onlara da."
"PKK ÖMRÜNÜ TAMAMLAMIŞ VE FESHİNİ GEREKLİ KILMIŞTIR"
Öcalan'ın İmralı'dan gönderildiği mektupta, "Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990'larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, Pkk'nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır." denildi.
"PKK KENDİNİ FESHETMELİ"
Terör örgütü elebaşı Öcalan'ın İmralı'dan gönderildiği mektupta, "Pkk kendisini lağvetmeli, silah bırakma çağrısı yapıyorum, tüm sorumluluğu alıyorum" denildi.
ÖCALAN'DAN NOT: HUKUKİ BOYUTUN TANINMASINI GEREKTİRİR
Sırrı Süreyya Önder, terörist başı Abdullah Öcalan'ın talebiyle ilgili ek açıklama:
"Kendisinin bir notunu da paylaşmak istiyoruz. Bu perspektifi ortaya koyarken şüphesiz silahların bırakılması ve Pkk'nın kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir notunu da bizlere iletti. Onu da sizinle paylaşmış olalım."
İŞTE ÇAĞRININ TAM METNİ
DEM Parti İmralı heyetinin okuduğu Öcalan'ın mektubu şu şekilde:
" Pkk ; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur. Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990'larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, Pkk'nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.
Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir. Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir.
"DEMOKRATİK TOPLUM İHTİYACI KAÇINILMAZDIR"
Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir. Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan Pkk'nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır. Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.
"DEMOKRATİK UZLAŞMA TEMEL YÖNTEMDİR"
Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür. Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir. Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.
"BU ÇAĞRININ TARİHİ SORUMLULUĞUNU ÜSTLENİYORUM"
Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum. Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir. Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim."
SÜREÇ BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMASIYLA BAŞLADI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 22 Ekim 2024'te "Teröristbaşının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın." açıklamasında bulunmuştu.
Bahçeli, bu açıklamasından kısa bir süre sonra DEM Parti heyetine İmralı'ya gitmesi için izin verilmesi çağrısı yapmıştı.
26 Kasım 2024'te DEM Parti, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'la İmralı'da görüşme yapabilmek için Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulundu.
9 Aralık 2024'te Bahçeli, TBMM'deki bütçe görüşmelerinde, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın yeni bir başlangıç çağrısında bulunan konuşmasının ardından Bakırhan'ı alkışladı.
Bakırhan konuşmasında, "2025 yılında, Cumhuriyetin 103. yılında yeni bir başlangıç yapabiliriz. Bu Meclis, Demokratik Cumhuriyetin kuruculuğunu üstlenme şansına sahiptir. 85 milyonun kendisini ait hissedeceği bir ülkeyi var etme onuru bu Meclis'e ait olsun" ifadelerini kullandı.
27 Aralık 2024'te Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, DEM Parti'nin görüşme talebine olumlu yanıt verildiğini açıkladı.
DEM Parti heyetinin PKK elebaşı Öcalan ile ilk görüşmesi 28 Aralık Cumartesi, ikinci görüşmesi ise 22 Ocak Çarşamba günü gerçekleşti.
Bu süreçte heyet, siyasi partilere de peş peşe ziyaretler gerçekleştirdi.
Heyet,16 Şubat Pazar günü Erbil'de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ve Irak'taki Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesut Barzani ile görüştü. .
17 Şubat Pazartesi günü ise Süleymaniye'de Bafil Talabani ve Kubat Talabani ile bir araya geldi.
