Münih Güvenlik Konferansı ve Transatlantik ittifakının geleceği

Avrupa Birliği Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (EUISS) Araştırmacısı Dr. Giuseppe Spatafora, Münih Güvenlik Konferansı'nda yaşananları ve bunların Transatlantik ittifakı üzerindeki etkisini AA Analiz için kaleme aldı.
Avrupa Birliği Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (EUISS) Araştırmacısı Dr. Giuseppe Spatafora, Münih Güvenlik Konferansı'nda yaşananları ve bunların Transatlantik ittifakı üzerindeki etkisini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Rusya Devlet Başkanı Putin 2007'de Münih Güvenlik Konferansı'nda (MSC) yaptığı konuşmasında, Rusya'nın ABD ve Avrupa'ya karşı tutumunda yeniliğe gideceğini duyurmuştu. 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle birlikte, birçok kişi Putin'in o dönem 2007 Münih konuşmasında ortaya koyduğu niyetlerinin açık bir göstergesi olarak değerlendirdi [1].
Bu yılki Münih Güvenlik Konferansı da benzer bir dönüm noktası olabilir ancak bu kez uyarı çanları Atlantik'in karşı kıyısından çalıyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, son yıllarda bir ABD yetkilisinin Avrupa'ya yönelttiği en sert söylemlerden birinde bulundu. Vance, Rusya veya Çin tehditlerine değinmek yerine, Avrupa'nın "içeriden bir tehdit" ile karşı karşıya olduğunu savunarak, AB'yi ve ulusal hükümetleri sansür yapmakla ve yasa dışı göç gibi konularda halkın taleplerini görmezden gelmekle suçladı [2].
Münih'teki konferansa katılmasalar da ABD Başkanı Donald Trump, Putin ile bir telefon görüşmesi yaparak, ABD ve Rusya arasında Rusya-Ukrayna Savaşı'nda yönelik bir barış anlaşması için müzakerelerin zeminini hazırladı. Üstelik bu görüşmelerde Avrupalı muhataplar yer almazken konferanstan bir gün önce, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bu anlaşmadan beklenen bazı koşulları açıkladı. Buna göre Ukrayna, NATO üyelik başvurusundan vazgeçmeli, Avrupa ülkeleri, anlaşmanın uygulanması için kendi kuvvetlerini göndermeli ve bu kuvvetler NATO'nun 5. madde güvencesine dahil edilmemeliydi [3].
Trump göreve başladığından bu yana, dünya çapında, Avrupa ülkeleri dahil birçok ülkeye karşı ek gümrük vergileri vaat etti ve bunlardan bazılarını uygulamaya koydu. Ayrıca, müttefiki olan Kanada ve Danimarka'nın topraklarını ilhak etme tehdidinde bulundu. Normalde, Münih Güvenlik Konferansı, ABD'nin NATO'ya bağlılığını yinelediği bir platformdur. Ancak bu yıl, ABD'nin NATO'dan uzaklaşma, hatta Avrupa'ya karşı açık bir diplomatik saldırı başlatma sürecinin başlangıcı olmuş gibi görünüyor.
-Avrupa'ya yönelik bir hamle
Vance'in konuşması ve buna verilen tepkiler, Münih'teki tartışmalara damgasını vurdu. Konferansın teması "çok taraflılık" olsa da herkesin aklındaki asıl soru şuydu: Trump ikinci döneminde Avrupa'ya karşı nasıl bir yaklaşım izleyecek?
Konferans öncesi raporun belirttiği gibi, "Donald Trump'ın zaferi, ABD'nin Soğuk Savaş sonrası dış politika doktrinini (liberal küreselciliğin ABD çıkarlarına en iyi şekilde hizmet edeceği fikrini) toprağa gömdü" [4]. Bu doktrinin sona erdiği, konferansta açıkça görüldü. Vance'in konuşması, ortak değerlere yüzeysel göndermeler yapsa da, Avrupa-Kuzey Amerika ittifakından veya ortak tehditler karşısında birlikte nasıl hareket edileceğinden hiç söz etmedi.
Vance'ın AB karşıtı partilere desteğini açıkça dile getirdiği konuşması, Almanya'da federal seçimlere sadece bir hafta kala yapılmış olması nedeniyle de tepki çekti. Vanca ayrıca hükümetlerin önyargılı olmaması gerektiğini savundu. Bu ifade, bugüne kadar koalisyonlardan dışlanan aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisine açık bir gönderme olarak algılandı. Konuşmanın ardından Vance, AfD lideriyle bir araya geldi.
Vance, Romanya'nın 2024 seçimlerini iptal etmesini eleştirirken, AB'yi ifade özgürlüğünü sansürlemekle suçladı. Ancak kendisi, Trump ile birlikte iktidara gelmelerine neden olan Kasım seçimlerine Rusya, Çin ve İran'ın ciddi dış müdahalelerde bulunduklarına dair kendi söylemlerini göz ardı etti. Bu tür müdahalelere karşı ABD kurumları kamuoyunu bilinçlendirme, medya ile koordinasyon sağlama ve siyaseti mücadeleden uzak tutma gibi aktif önlemler aldılar [5] ancak Vance'in söylemi, AB'nin dış müdahale potansiyeline karşı önlem alma hakkını göz ardı ediyor gibi görünüyor.
Tüm bu tartışmalar, MSC'nin temel konusu olan güvenlik ve savunmaya doğrudan değinmiyor gibi görünse de, Vance'in konuşmasının arka planında belirgin bir şekilde yer aldı. Vance birkaç ay önce, Elon Musk'a ait teknoloji şirketlerinin AB tarafından düzenlemelere tabi tutulmaması gerektiğini söyledi ve eğer Avrupa bu yönde harekete geçmezse, ABD'nin buna karşılık NATO'ya yönelik güvenlik taahhütlerini azaltması gerektiğini öne sürdü [6]. Bu da, Amerikan güvenlik garantilerinin başka meselelerde bir pazarlık kozu olarak kullanılabileceğini gösteriyor.
-AB nasıl yanıt verecek?
Vance'in MSC konuşması, ABD-Avrupa ilişkilerinde yeni bir dönemin işareti. Temalar yeni olmasa da (Trump en başından beri NATO'ya mesafeli ve Avrupa'nın aşırı sağına yakın) söylemdeki değişimin kapsamı göz ardı edilemez. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Vance'in konuşmasının ertesi günü Münih'te yaptığı konuşmada durumu açıkça özetledi. "Amerika'nın, Avrupa'yı tehdit eden konularda yardıma 'hayır' deme ihtimalini göz ardı edemeyiz" [7].
Avrupalı liderlerin tepkisi şimdilik sert oldu. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, üye devletlerin savunma harcamalarını artırmasına olanak tanıyacak bir AB anlaşmasının devreye sokulmasını önerdi [8]. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 17 Şubat Pazartesi günü Avrupa liderlerini Ukrayna konusundaki müzakerelerde ortak bir tutum belirlemek ve ABD güvenlik garantilerinin yerini Avrupa'nın nasıl dolduracağını tartışmak üzere Paris'te bir zirveye davet etti.
Ancak en büyük zorluk, bu öfkeyi anlamlı bir eyleme dönüştürmek olacak. Avrupalılar, uzun süredir kendi güvenliklerini üstlenme çağrılarını görmezden geldi. Yüksek harcama gereklilikleri, iç siyasi engeller ve "Uncle Sam"in güvenliklerini sağlayacağına dair süregelen inanç, sorumluluk alma ihtiyacına engel oldu. Peki, bu sefer gerçekten farklı bir aksiyon alacaklar mı?
[1] https://web.archive.org/web/20221012014505/https://www.politico.com/news/magazine/2022/02/18/putin-speech-wake-up-call-post-cold-war-order-liberal-2007-00009918
[2] https://www.realclearpolitics.com/video/2025/02/14/full_speech_vice_president_jd_vance_addresses_munich_security_conference.html
[3] https://www.politico.eu/article/donald-trump-vladimir-putin-stun-europe-peace-plan-ukraine-nato/
[4] https://securityconference.org/en/publications/munich-security-report-2025/munich-security-index-2025/
[5] https://www.iss.europa.eu/publications/briefs/future-democracy-lessons-us-fight-against-foreign-electoral-interference-2024
[6] https://www.independent.co.uk/news/world/americas/us-politics/jd-vance-elon-musk-x-twitter-donald-trump-b2614525.html
[7] https://kyivindependent.com/zelenskys-munich-speech-in-5-key-"es/
[8] https://www.politico.eu/article/von-der-leyen-proposes-triggering-clause-to-massively-boost-defense-spending/
[Dr. Giuseppe Stapafora, Avrupa Birliği Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (EUISS) Araştırmacısıdır.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.