Lübnanlı uzmanlara göre Hizbullah, yeni hükümeti kurma sürecinde konumunu korumaya çalışıyor

Lübnanlı uzmanlara göre Hizbullah, yeni hükümeti kurma sürecinde konumunu korumaya çalışıyor
Haberler
Güncelleme:
Haberler
Twitter'da Paylaş Facebook'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş

Lübnanlı uzmanlar Hizbullah'ın, "İsrail'in ateşkes sürecindeki tutumuna yönelik" eleştirileri ve başkent Beyrut'ta "sokağa inme" gibi eylemleriyle siyasi denklemdeki konumunu korumayı hedeflediğini belirtiyor.

Lübnanlı uzmanlar Hizbullah'ın, "İsrail'in ateşkes sürecindeki tutumuna yönelik" eleştirileri ve başkent Beyrut'ta "sokağa inme" gibi eylemleriyle siyasi denklemdeki konumunu korumayı hedeflediğini belirtiyor.

Lübnan'da yeni hükümetin kurulması için çabalar yoğunlaşırken Hizbullah'ın, söz konusu çabaları etkileme yönünde bazı girişimleri dikkati çekiyor.

Hizbullah'ın İsrail'le ateşkes anlaşması kapsamında, Tel Aviv'in güçlerini bölgeden çekme sürecinin uzatılmasına yanaşmayarak sergilediği tutumla Nevvaf Selam'ın yeni kabineyi kurma çabalarını etkileyebileceği ifade ediliyor.

Hizbullah mensupları, İsrail'le ateşkes anlaşmasının 18 Şubat tarihine kadar uzatıldığı 26 Ocak Pazar günü akşam saatlerinde başkent Beyrut'ta motosikletlerle konvoylar halinde turlar düzenledi.

Hristiyan ve Sünnilerin çoğunlukta olduğu bölgelerde Hizbullah mensupları ile bölge sakinleri arasında gergin anlar yaşandı.

Lübnan'da Hizbullah'ın sokağa inme girişimlerinin, Selam'ın yeni hükümeti kurma çabalarını etkileyebileceği gibi ülkedeki siyasi güçler arasındaki ilişkileri de daha karmaşık hale getirebileceği öngörülüyor.

Hizbullah Genel Sekreteri'nden sürecin uzatılmasına ilişkin açıklama

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım da 27 Ocak Pazartesi günü yaptığı konuşmada, İsrail'in ateşkes anlaşmasına aykırı olarak Lübnan'ın güneyinde işgale devam ettiğini belirterek, "Anlaşmanın ihlali konusunda yaşananlar, Lübnan'ın ordu, halk ve direniş üçlüsüne ihtiyacı olduğunu göstermektedir." dedi.

Kasım, "26 Ocak'ta sona eren İsrail'in güneydeki güçlerini geri çekme süresinin uzatılmasını reddettiklerini" kaydetti.

Naim Kasım'ın, " Lübnan'ın ordu, halk ve direniş üçlüsüne ihtiyacı olduğunu göstermektedir." şeklindeki sözleri, sahadaki askeri varlıklarını sürdürmeye kararlı olduğu şeklinde yorumlandı.

Hizbullah, siyasi denklemdeki konumunu korumayı hedefliyor

Lübnanlı yazar ve siyasi analist Münir Rabih, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Hizbullah, sahadaki girişimleriyle siyasi denklemde konumunu korumayı hedefliyor." dedi.

Hizbullah'ın son günlerdeki girişimleriyle ayrıca "ordu, halk ve direniş" denklemini oluşturmayı hedeflediğine işaret eden Rabih, "Bu girişimlerin şu iki senaryoya yol açma ihtimali var: Birincisi, hükümeti kurma sürecini hızlandırılması ve Lübnan'ın yakalamış olduğu bu fırsatı kaçırmamak. İkincisi ise hükümeti kurma sürecinin engellenmesi. Bu durumda Lübnan yakalamış olduğu fırsatı kaçırmış olur ve krizleriyle baş başa kalır. Nitekim hükümeti kurma sürecinin başarısız olması durumunda dışarıdan yardım alma fırsatını kaybedecek." diye konuştu.

"Hizbullah'ın reddi, devletin pozisyonuna yönelik bir saldırı"

Lübnanlı siyasi analist ve yazar George Akuri ise "İsrail'le ateşkesi uzatma kararı, Lübnan hükümeti tarafından alındı. Hizbullah'ın bu kararı reddetmesi Lübnan devletinin pozisyonuna yönelik bir saldırı." dedi.

Akuri, Hizbullah'ın kendi görüşünü devlete empoze etme girişiminin uygun olmayacağını ifade etti.

Hizbullah'ın 18 Şubat'tan önce İsrail'i sınır dışı etmek için askeri bir eyleme girişeceği ihtimalini uzak olarak değerlendiren Akuri, "Hizbullah, 60 günlük sürenin bitiminden bir gün önce bir hata yaptı. Ordu, vatandaşları sükunetlerini korumaya ve talimatlara uymaya çağırırken, Hizbullah aksine mensuplarını güneye gitmeleri için teşvik etti." ifadelerini kullandı.

Akuri, Hizbullah'ın bu adımını, "yurt içi ve yurt dışına hala siyasi mesajlar göndermeye çalıştığı" şeklinde yorumladı.

Hizbullah'ın Beyrut sokaklarında kendi nüfuz alanları dışında yürüyüşler tertip ettiğini; havaya ateş açtığını anımsatan Akuri, Hizbullah'ın taleplerine boyun eğmenin Lübnan hükümeti üzerinde olumsuz yansımaları olacağını; donör ülkelerin Lübnan'a yardım etmesini teşvik etmeyeceğini belirtti.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki işgalini sürdürüyor

Lübnan ile İsrail arasında varılan ateşkes anlaşmasına göre, 26 Ocak'ta Lübnan'ın güneyinden çekilmesi gereken İsrail ordusu, çekilme sürecinin 60 günden fazla sürdüğünü ve bu durumun anlaşmaya aktarıldığını savunmuştu.

Lübnanlı yetkililer, ateşkes anlaşmasında öngörülen süre dolmasına rağmen ülkeden çekilmeyen İsrail'e yönelik tedbirler ve diplomatik baskı yapılması konusunda ABD ve Fransa başta olmak üzere uluslararası topluma çağrıda bulunmuştu.

ABD'den daha sonra yapılan açıklamada, Lübnan ve İsrail arasındaki anlaşmanın 18 Şubat'a kadar uzatıldığı ifade edilirken, Lübnan Başbakanı Necib Mikati de İsrail'in işgalinin sona ermesi için öngörülen sürenin 18 Şubat'a kadar uzatılmasını kabul ettiklerini duyurmuştu.

Lübnan Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre, güneyinde işgali sürdüren İsrail ordusunun saldırılarında 26 Ocak'tan bu yana aralarında kadın ve çocuklarının da olduğu 26 kişi hayatını kaybetti; 206 kişi yaralandı.

Lübnan'da yeni hükümeti kurma süreci

Lübnan'da 2 yıldan uzun süren boşluk ve siyasi krizin sonrasında 9 Ocak'ta Joseph Avn ülkenin 14. Cumhurbaşkanı seçilirken, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Başkanlığı görevini yürüten Nevvaf Selam ise 13 Ocak'ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilmişti.

Ülkedeki siyasi krizin ilk adımının cumhurbaşkanının seçimiyle aşılması sonrasında, hükümeti kurmakla görevlendirilen Selam'ın kabinesini açıklaması bekleniyor.

title