Haberler
İsrail ve Hizbullah ateşkese çok yakın: 36 saat içinde ilan edecekler

Savaşın bitmesine saatler kaldı! Ateşkes artık çok yakın

Kreş tartışmasında CHP'li Başarır ağzını fena bozdu: Tweet bu kadar, geri zekalı

CHP'li Başarır ağzını fena bozdu! Varank'ın yanıtı ise daha bomba

Naci Görür'den Malatya'daki depremden sonra korkutan açıklama: Sonuncusu 2 bin 500 yıl önceydi

Malatya'daki depremden sonra korkutan açıklama: Sonuncusu 2 bin 500 yıl önceydi

İşte kokoreçcide ölen gencin son videosu: Ölürsem bunu paylaşın

İşte kokoreçcide ölen gencin son videosu: Ölürsem bunu paylaşın

Dha Yurt Bülteni - 13

Haberler
Haberler
Twitter'da Paylaş Facebook'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş

Sabriye Okkır, o günleri anlattı ERGENEKON davasında yargılanırken hayatını kaybeden Kuddusi Okkır'ın ölümünün, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Partili Kadir Topbaş'ın FETÖ'den tutuklanan damadı olan Ömer Faruk Kavurmacı'nın 'sağlık sorunları' gerekçe gösterilerek tahliye...

Sabriye Okkır, o günleri anlattı

ERGENEKON davasında yargılanırken hayatını kaybeden Kuddusi Okkır'ın ölümünün, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Partili Kadir Topbaş'ın FETÖ'den tutuklanan damadı olan Ömer Faruk Kavurmacı'nın  'sağlık sorunları' gerekçe gösterilerek tahliye edilmesiyle gündeme gelmesine eşi Sabriye Okkır tepki gösterdi. Sabriye Okkır, "Eşimin durumu yeni oluşmuş bir vaka değil. Niye Topbaş'ın damadıyla mukayese ediyorlar bunu anlayamıyorum. Bu davalarda vefat eden sadece Kuddusi Okkır yok. Sadece bir rivayet atılmıştı ortaya; Ergenekon'un kasası diye. 9 senedir de herkes bunu ağzına sakız edip sadece çiğnedi" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, sosyal medyadan yaptığı açıklamada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı olan Ömer Faruk Kavurmacı'nın FETÖ'den tutukluyken, 'sağlık sorunları' gerekçe gösterilerek tahliye edilmesine tepki gösterdi. Salıcı yaptığı açıklamada, "Kuddusi Okkır'ı bu halde kaybetmiştik. Delil karartır diye tahliye edilmemişti. Topbaş'ın damadı turp gibi ama 'sağlık' gerekçesiyle serbest!" diye yazdı.  Okkır'ın ölümünün  Topbaş'ın damadının tahliyesiyle birlikte gündeme gelmesine eşi Sabriye Okkır  tepki gösterdi.

"17 DOKTOR GÖRMESİNE RAĞMEN KANSER TEŞHİSİ KOYAMADILAR"

Yalova'da oturan Sabriye Okkır,  DHA muhabirine eşinin tutuklu olduğu döneminde hastalığıyla ilgili yaşadıklarını anlattı. Sabriye  Okkır, şunları söyledi:

"Eşim Kuddusi Okkır cezaevine girdikten sonra, tutuklu olarak uzun süre kaldı. Daha sonra rahatsızlandı. 2008 Mart ayı sonunda Kuddusi Okkır aşırı kilo kaybetmişti. Tekirdağ Devlet Hastanesi'ne götürüldü getirildi. Fakat orada ne yazık ki 17 doktor görmesine rağmen bir kanser teşhisi koyamadılar. Çünkü yatış vermediler, hastayı takip etmediler, gerekçe olarak da hastanenin hükümlü servisinin steril olmadığını öne sürdüler. Daha sonra eşimde kanser çok fazla ilerlemiş olduğu için ihtiyaçlarını da gideremiyordu. Kuddusi Okkır'ı İstanbul'a kanser teşhisiyle değil  'majör depresyon' teşhisi ile sevk ettiler."

Tutuksuz yargılanması için yapılan müracaata ret kararı verildiğini kaydeden Sabriye Okkır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ergenekon davasına bakan savcılara tutuksuz yargılanması için müracaatta bulunduk. Elimizde Bakırköy Devlet Hastanesi'nin verdiği bir epikriz raporu vardı ve orada 'çok acil yoğun bakım ünitesi bulunan bir hastanede tedavisi' yazıyordu. Çünkü bu hastanın artık şuuru kapanmıştı. Ben 7 Mayıs 2007'den beri herkese soruyorum; şuuru kapalı bir hastanın cezaevinde ne işi olur? Niçin o aşamaya gelene kadar bu hasta tedavi ettirilmedi? Eğer devlet bir insanı tutuklu olarak yargılama kararı aldı ise kendi himayesine almış değil midir? Biz tutukluya ihanet edildiğini her zaman söyledik. Yani bu insanın sağlığıyla ilgili hiçbir şey yapılmadı. Tedavi ettirilmedi. 17 doktor görecek ve kanser teşhisi koymayacak, bugün 3 gün bile sürmez teşhis konması. Onları ben vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum. İnanın bu insan öldürüldü, tedavi ettirilmedi. Daha sonra Edirne Üniversite Hastanesi'ne gönderildi ve orada da artık yapacak bir şey kalmamıştı, 2 ay sonra da eşim öldü."

"TOPBAŞ'IN DAMADI DA HASTAYSA GEREKEN TABİ Kİ YAPILMALI"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı  Kadir Topbaş'ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı'nın tahliyesiyle ilgili de konuşan Sabriye Okkır, devletin bu konuda gerekeni yaptığını söyledi. Okkır, "Devlet eğer tutuklu ve hükümlüleri kendi bakımı altına aldı ise bunlardan sorumludur ama her türlü sorumludur. Sağlığından da sorumludur. Tutuklu, hükümlü ve sivil halkın üçünün de sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkı eşittir. Bunu kimse engelleyemez. Bu verilmiş haktır. O yüzden eğer bugün Kadir Topbaş'ın damadı da hastaysa ve epilepsi raporu verilmişse gereken tabi ki yapılmalıdır. Eğer yapıldıysa da devlet görevini yapmıştır. Burada sorun nedir? Devlet, Okkır'a karşı görevini yapmadı. Yoksa Kadir Topbaş'ın damadı da olmayabilir başka biri de olabilir. Ben şunu da düşünüyorum; bu tutuklu ve hükümlülerle hastaların tam olarak hala tedavi ettirilmediklerini düşünüyorum. İçeride daha ağır hastaların olabileceğini düşünüyorum. Bunu her ortamda dile getiriyorum; bütün tutumlu ve hükümlüler gereği gibi tedavi ettirilsin. Zamanında tedavi ettirilsin. Bu insanların sağlık hizmetinden faydalanma hakkı var" dedi.

"9 SENEDİR NEREDEYDİLER?"

Eşinin durumuyla Topbaş'ın damadının mukayese edilmesine anlam veremediğini söyleyen Sabriye Okkır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu davalarda vefat eden sadece Kuddusi Okkır yok. Diğer kayıplarımız var bizim. Hepsi rahatsızdı, üstlerine gidildi. Türkan Saylan'ı, İlhan Selçuk'u söyleyebiliriz. Bunlar nasıl vefat ettiler, ne sonucu vefat ettiler? Uygulanan tutum sonucu ve zaten yaşları ileri insanlardı. Sağlık durumlarından kaynaklı olarak vefat ettiler. Şunu hakikaten anlamış değilim. Niye Kadir Topbaş'ın damadıyla birlikte gündeme geliyor?  Nu olay 9 sene önce ölmüş, bunu gündeme getirenler 9 senedir neredeydiler? Niçin hesap sorulmuyor bu insanlardan?"

"LÜZUMSUZ ŞEKİLDE KENDİLERİNE MALZEME YAPIP GÜNDEME GETİRDİLER"

Sabriye Okkır, eşinin ölümüyle ilgili herkesin bu durumu kendine malzeme yaptığını bildirerek, "Bu insanı kaybedeli 9 yıl oldu. 9 yıl önce bu adam ihmalden ve tedavi ettirilmediği için vefat etti. O şekilde vefat etmesi onun hakkı değildi. O kadar kalitesiz bir hayat sürmesi gerekmezdi ama o durumu hak gördüler ve maalesef el birliğiyle ölümüne sebep oldular" dedi.

Sabriye Okkır o zaman eşinin rahatsızlığı ile ilgili dönemin Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül'e de dilekçe yazdığını belirterek şunları söyledi:

"Tutuksuz yargılansın istedim kimseden tahliye istemedim ki ortada bir suçlama yoktu. Sadece bir rivayet atılmıştı ortaya; Ergenekon'un kasası diye. 9 senedir de herkes bunu ağzına sakız edip sadece çiğnedi. Lüzumsuz şekilde kendilerine malzeme yapıp gündeme getirdiler ama bu iş değildi. Keşke Ergenekon'un kasası olduğunu deklare edinceye kadar bu insan neden öldürüldü diye de araştırmasını yapsalardı, eşimden sonra da bu kadar insan vefat etmezdi."

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Sabriye Okkır ile röportaj

(ARŞİV)

-----------------

-Kuddisi Okkır'ın hastane yatağında görüntüsü

-Sabirye Okkır'ın ağlaması

-Hastane tabelası

-Cenaze aracının çıkışı

-Hastane odasında Sabriye OKkır'ın Kuddisi Okkar'ın yanında beklemesi

-Detay görüntüler

Haber: Süheyla GÖZDERELİLER/YALOVA, -

====================================

Gaziantep'te FETÖ'nün 'Diyanet imamı' Kayseri'de yakalandı

GAZİANTEP' te vaiz olarak görev yaparken Kanun Hükmündeki Kararname kapsamında ihraç edilen ve FETÖ'nun Gaziantep'teki 'Diyanet imamı' olduğu gerekçesiyle yakalama kararıyla aranan  İsmet Akkaş,  Kayseri'de saklandığı akrabasının evinde yakalandı.

Kayseri Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, İsmet Akkaş'ın merkez Kocasinan İlçesi'ne bağlı Erkilet Mahallesi'nde  akrabasının evinde saklandığını belirledi. Bugün eve gidip ekipler tarafından yakalanan Akkaş, işlemlerin ardından Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'nden gelen ekibe teslim edildi.

Haber: KAYSERİ, -

====================================

Deniz Gezmiş ve arkadaşları sembolik darağacı ile anıldı

BALIKESİR'in Ayvalık ilçesinde Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ı idam edilişlerinin 45'inci yılında anmak isteyen Ayvalık Emek ve Demokrasi Güçleri ve CHP'liler parti binası önüne darağacı bırakıp ipler ve karanfilleri denize attı.

Ayvalık'ta Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ı idam edilişlerinin 45'inci yılında anmak isteyen Emek ve Demokrasi Güçleri ve bir grup CHP'li hazırladıkları sembolik darağacı ile birlikte Cumhuriyet Meydanı'na yürümek isterken polis engeliyle karşılaştı. Grup, kırmızı karanfil asılı 3 ip ve üzerinde 'Onlar da Hayır dedi' yazılı sembolik darağacını CHP Ayvalık İlçe Başkanlığı önünde bıraktı. Basın açıklamasını okuyan CHP Ayvalık İlçe Başkanı Ahmet Toker, "Denizler devrim ve sosyalizm mücadelesinin aydınlık yüzleridir. O günlerden bugünlere kapitalist sistemin yamalı düzeni işçileri, emekçileri sömürmeye devam ederken mücadele de her zaman devam etmektedir. Geçtiğimiz 1 Mayıs'ta görmüş olduk ki dünyanın her yerinde emekçiler alanları talepleriyle doldururken Türkiye'de de OHAL koşullarına rağmen en yaygın ve coşkun kutlanılan 1 Mayıs'lardan biri yaşandı. Baskı ve hak ihlallerinin artması bizleri asla yıldırmamaktadır. Tıpkı 68'lerde Denizlerin yaşadığı koşullara hayır dedikleri gibi. Bugün zorla kabul ettirilmeye çalışılan tek adam yönetiminin, Denizlerin o dönemlerden beri 'Kahrolsun faşist diktatörlük' diyerek karşısına dikildiği sistemdir. Her şey tek sese dönüştürülmek isteniyor" dedi.

CHP İlçe Başkanı Ahmet Toker, hazırladıkları sembolik darağacını Cumhuriyet Meydanı'na götürüp insan yaşamının her şeyden kutsal olduğunu vurgulamak istediklerini belirtti. İnsanları, gençleri politikaları asmakla, vurmakla, öldürmekle bu ülkenin bir adım ileriye gidemeyeceğini göstermek istediklerini savunan Toker, "Ama ülkemizde bir OHAL durumu var. OHAL'de her şey OHAL maalesef. Birçok izin verilmiyor, demokratik hakların kullanılması bir şekilde engellenmeye çalışılıyor ama yeryüzünde halkın üzerinde hiçbir güç yoktur. Hatırlayın o dünyayı yakıp yıkan tek adamlara ne oldular? Kimisi bacağından halkı tarafından çınar ağacına asıldı, kimisi intihar etmek zorunda kaldı, kimisi mahkemelerde ve hapishanelerde yaşamını sürdürmek zorunda kaldı. Halkı hiçe sayan hiçbir zaman düşünüş varlığını sürdüremez. Asıl olan halkın isteğine göre, halkı arkasına alarak hareket etmek. Atatürk niçin büyük bir lider? Savaş koşullarında dahi TBMM'nin ve halkın desteğini arkasına aldığı, zamanından yüzyıl sonrasını görebildiği için büyük bir lider. Atatürk'ü bir kez daha minnet ve şükranla anıyorum" diye konuştu.

Haber: Kadri KAYA / AYVALIK (Balıkesir),

==============================================

Yabancı Öğrenciler Diriliş meydanında buluştular

NEVŞEHİR'de okuyan öğrenciler Nevşehir Diriliş meydanında kurdukları stantlarla kendi ülkelerini tanıttılar yöresel kıyafetlerini giyerek standı ziyarete gelen misafirlerine bilgi aktardılar.

Afganistandan gelen Abdul Ghafoor Rashidi yaptığı konuşmadaöBana benzer 12 Farklı ülkeden gelen Nevşehir'de eğitim gören misafir öğrencilerimizin 10. Uluslararası öğrenci buluşmasında aynı insanlık şurunu "Rengimiz Türkiye Hazır geleceğeösloganını paylaşmakta ve kendi ülkeleriyle arasındaki kardeşlik bağını güçlendirmeye çalışmaktadır dedi.

Afganistanlı öğrenci Abudi  Zarifi Çevre muhasebe okuduğunu belirterek bu gün bizim için çok mutlu bir gün  hem kendi kültürümüzü  meşru şehrimizi göstermek için milletimizi tanıtmak için burada bulunuyoruz diğer öğrencilerde kendi kültürlerini burada tanıttıklarını ifade etti.

Nevşehir Uluslararası Öğrenci Derneği (NUDER) Başkanı  Faruk Kahraman,Nevşehir olarak uluslar arası öğrenci derneği (NUDER) Evrensel kardeşlik değerlerine referans sağlamak  "Rengimiz  Türkiye Hazır geleceğeösloganını ile yola çıkmış bir derneğiz,Derneğimiz,Dil,Din,ırk,Coğrafya ayrımı yapmadan  bir çok milleti çatısı altında toplamaya insanlığın sorunlarını dinlendirme ve açılan yaralara melhem olmak için var.Bu etkinliklerde bir,birinden farklı kültürlerle tanışıp kaynaşma imkanı bulduklarını söyledi.

Etkinliğe Vali İlhami Aktaş,Ak Parti Milletvekili Mustafa Açıkgöz,Belediye Başkan yardımcısı Atilla Seçen, daire müdürleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Görüntü Dökümü:

------------------------

Mehter Takımından genel görüntü

Afganistanlı öğrenci Abudi  Zarifinin açıklaması

Nevşehir Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı  Faruk Kahraman'ın konuşması

-Protokoldan genel görüntü

-Öğrencilerin standından genel ve detay görüntü

Haber - Kamera: Sinan KORKMAZER /NEVŞEHİR,DHA)

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
title